Tebliğname No : 4 - 2013/214509
MAHKEMESİ : Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2013
NUMARASI : 2011/453 (E) ve 2013/35 (K)
SUÇLAR : Yaralama, tehdit
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre mağdur sanıklar M.. K.. ve Y.. K..'nin temyiz istemlerinin kendileri hakkındaki mahkumiyet, sanık N.. P.. hakkındaki düşme, sanık F.. E.. hakkındaki düşme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına, sanık E.. K..'nin temyiz isteminin ise kendisi hakkındaki mahkumiyet hükmüne hasredildiği belirlenerek, dosya görüşüldü:
1-Sanık F.. E.. hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın niteliğine göre karara karşı; yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, mağdur M.. K..'nin, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanıklar N.. P.., F.. E.. hakkında yaralama suçlarından verilen düşme kararlarının temyizinde:
Temyiz edenin yöntemince kamu davasına katılmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca mağdurlar M.. K.. ve Y.. K..'nin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
3-Sanıklar M.. K.., Y.. K.. ve E.. K.. hakkında teldit suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı sanık E.. K.. tarafından yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M.. K.., Y.. K.. ve E.. K..'nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hükümde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan (b) ibaresinin çıkartılarak DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy