MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve suçtan zarar görme ihtimali bulunan duruşma gününden haberdar edilemeyen müşteki ...'in duruşmaya katılmadığı, ancak soruşturma evresinde sanık ... hakkında şikayetçi olduğunu bildirdiği ve tebliğ edilen kararı da temyiz ettiği anlaşılmakla, CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak müşteki ...'in katılan olarak davaya kabulüne ve katılan sanık ...'nin de temyiz talebinin suç vasfına yönelik olduğuna karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık ...'nin yaralama eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan ...'in temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-a) Sanık ...'in hakaret suçunun temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından katılan ... ve sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b) Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
26.06.2009 tarihli haciz tutanağı içeriğinden sanığın katılanın avukat olduğunu bildiğinin anlaşılması karşısında; olay günü sanığın haciz amacıyla alacaklı vekili olan katılan ...'yi yaralama eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 265/2.madde ve fıkrası yerine yaralama suçundan hüküm kurulması,Kanuna aykırı ve katılan ... ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy