(5237 S. K. m. 106)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
1-Tehdit suçu açısından, Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCKnın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği,
2-Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hüküm kurulurken, 1 yıl 2 ay olarak belirlenen temel cezadan TCK'nın 62. maddesi ile 1/6 indirim ile 11 ay 20 gün yerine 11 ay 10 gün olarak uygulama yapılıp, gün hapis cezasının, TCK'nın 50/1(a) ve 52/2 maddeleri gereği günlüğü 20 TL' ndan adli para cezasına çevrilmesi sırasında, 7000 TL yerine 6800 TL adli para cezası olarak belirlenmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı;
Sonuç: Anlaşıldığından, Sanık M.. K..'nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin onanmasına, 04.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy