MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanığın sabıkasında bulunan ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/85 E. 2002/20 K.sayılı ilamının; infaz edildiği 22.06.2005 tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra yeni suçun işlenmesi nedeniyle tekerrüre esas olmayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı sanık .... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmekle hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi uyarınca, "tekerrür uygulamasına ilişkin hükümlerin karardan çıkarılması” suretiyle tebliğnameye uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy