MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevde yetkiyi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevde yetkiyi kötüye kullanma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Avukat olan sanığın, müvekkili katılan adına açtığı bir davayı takip etmeyerek açılmamış sayılmasına karar verilmesine neden olması, açtığı ikinci davanın ayrılması kararı üzerine yetkisizlik kararı verilerek ayrılan davanın ilgili mahkemesine gönderilmesi için yasal süresinde başvuruda bulunmaması eylemlerinin, TCK’nın 257/2. maddesinde tanımlanan görevinin gereklerini yapmakta ihmal; derdest olan davada ise katılanın muvafakati olmaksızın feragat etmesi şeklindeki eyleminin, TCK’nın 257/1. maddesinde tanımlanan görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suçunu oluşturduğu, zincirleme şekilde işlenen suçlarda en ağır cezayı gerektiren eylem olan TCK’nın 257/1. maddesi gereğince hüküm kurulup, cezanın da TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmemiş ve TCK’nın 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.