MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu belirtilerek, TCK'nın 58/3. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, bu cezanın TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
a) Hüküm fıkrasının (1) no.lu bendinde uygulama maddesi olarak TCK'nın 86/2. maddesinin gösterilmesi,
b)Kısa süreli hapis cezasından çevrilip ödenmeyen adli para cezalarının nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı CGTİK’nın 109 ve bu Kanunun uygulanmasını öngören, 20.03.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren 2006/10218 numaralı Tüzüğün 51. maddesinde belirtildiği ve hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığının görevi dahilinde değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının; tebliğnameye uygun olarak,
a) Hüküm fıkrasının (1) no.lu bendindeki “86/2” ibaresi çıkartılarak yerine “125/1” ibaresinin yazılması,
b) Hüküm fıkrasının (4-f) bendinin sonundaki “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına,” ibaresinin hükümden çıkarılması, biçiminde, DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA, 20/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy