MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen şikayetçi .... ve ....'in 16.09.2010 tarihli duruşmada şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini belirtmelerine karşın, ilk derece mahkemesince bu istekleri karara bağlanmamış ise de temyiz dilekçesinin kapsamı gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçiler .... ve ....'in davaya katılan, avukatının da katılanlar vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
A) Sanık ... hakkında katılan ....'a yönelik yaralama ve hakaret ile katılan ....'a yönelik yaralama, sanık .... hakkında katılanlar .... ve ....'a yönelik yaralama, sanık ..... hakkında katılan .....'e yönelik yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1, geçici 2. ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan sanık .... ve sanık ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ....'un hakaret ve sanık ....'un yaralama ile tehdit eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik, katılanlar ..... ve ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık .... hakkında katılan ....'a yönelik yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın, tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi ve katılanın 11.05.2010 tarihli duruşmadaki, kendisine saldıranların .... ile yanındaki isimlerini bilmediği iki şahıs olduğu ve babaları...'in kendisine vurmadığına ilişkin iddiasının tanık ...'un anlatımı ile de doğrulanması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve somut delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanık .... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, 78 Kanuna aykırı ve sanık .... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy