MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Gerekçeli kararda, beraat eden sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, hükmünesasını oluşturan duruşma bitiminde bildirilen kararda, sanık yararına hükmolunan vekalet ücretinin katılana değil, CMK'nın 327/2. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Hazineye yüklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve katılan ... Kaymak vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası "Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 550 TL maktu vekalet ücretinin katılandan tahsili ile sanığa ödenmesine" ibaresinin çıkarılarak, yerine " Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 550 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy