MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında kurulan hükümlerdeki TCK’nın 58. maddesinin tatbikinde İzmir 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/3374 Esas ve 2007/312 sayılı kararının esas alındığı, ancak kararın kesin nitelikte olduğu ve bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı gözönüne alındığında; sanığın sabıkaları arasında en ağır cezayı içeren İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/523 Esas ve 2008/5898 sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesi uyarınca, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin 5275 sayılı Yasanın 108/2 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında Yargıtay Ceza Kurulu’nun 2011/2-60 Esas ve 2011/126 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınamayacak nitelikteki geçmiş hükümlülüğündeki miktarın esas alınması suretiyle belirlenmesi ve aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK‘nın 326/son maddesinin gözetilmesi suretiyle tebliğnameye aykırı olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.