(5237 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, katılanı, "beni kızdırma, döverim seni" şeklindeki sözlerle tehdit eyleminin, T.C.K.nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan mağdurun vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğinde olduğu gözetilmeden, aynı maddenin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit kapsamında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi,
2-5271 Sayılı C.M.K.nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, somut ve maddi zarara dair olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması ve incelenen dosyada, sanığa yükletilen suçun kişilere karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması karşısında, sanık hakkında C.M.K.nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesi gerekirken, "tazmin şartlarının yerine getirilmemesi" biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy