Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, düşme kararı verilmesine dair ... Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 30.04.2010 tarih ve 2009/574 Esas 2010/399 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 21.01.2014 tarih ve 2012/36909 Esas 2014/1468 Karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE DAVANIN DÜŞMESİNE İLİŞKİN HÜKMÜN ONANMASINA" karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2014 tarih ve 2010/279578 sayılı yazısı ile;
"Hakaret suçunun nitelikli halleri 5327 sayılı TCK 125/3, 125/4 maddesinde düzenlenmiştir. Madde anlatımına göre hakaret suçundan verilen cezanın arttırılabilmesi için, birinci koşulun, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı işlenmeli ve kamu görevlisinin görevinden kaynaklanması gerekmektedir. Türk Ceza Kanununun 6 maddesinde, " kamu görevlisi" değimi, kamusal faaliyetin yürütülmesinde, atama ve seçilme yoluyla yada herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlanmaktadır. Bu maddenin gerekçesinde, kişinin kamu görevlisi olarak kabul edilmesinde yegane ölçüt kişinin yürüttüğü işin kamusal faaliyet olmasıdır. Kamusal faaliyet ise, Anayasada, kanunlarda belirlenmiş usullere göre, verilmiş bir siyasi kararla bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir.
Kamu görevlisi olan kişiye yönelik hakaret suçundan dolayı verilen cezanın arttırılmasındaki ikinci koşul ise, hakaret suçunun kişinin görevinden kaynaklanması ve bu nedenle işlenmesidir. Hakaret suçu kişisel nedenlere dayanmamalıdır.
Failin, Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlı bulunmamaktadır. Mağdurun şikayetten vazgeçmesinin bir önemi yoktur.
Maddi olayda, müşteki ...'ın, polis memuru olarak görev yaptığı, olay günü saat 01:30 sıralarında şüpheli ...'ın alkollü vaziyette, yanında bir başka erkek şahıs olduğu halde polis merkezine geldiği, sanığın, yanındaki erkek şahıstan satın almış olduğu telefonun hafıza kartının bulunup bulunmadığını müştekiye sorduğu, müştekinin ise cep telefonunun hafıza kartının olmadığını söylediği, almış olduğu alkolünde etkisi ile sebepsiz yere sinirlenen sanığın, cep telefonunu yere fırlatarak kırdığı, sanığın, cep telefonunu aldığı üçüncü şahsa küfür ettiği, müşteki polis memurunun ise taraflara hitaben şikayetlerinin olup olmadığını sorduğu, şikayetlerinin olmadığının belirtilmesi üzerine şüpheli ve yanındaki üçüncü şahsın polis amirliğinden ayrıldığı, bir süre sonra saat 02:00 'da şüphelinin polis merkezine geri döndüğü, bağırmaya başladığı, yapılan ikaz üzerine şüphelinin polis merkezinden ayrıldığı, bu sefer şüphelinin ikinci defa geri dönerek saat 02:30 sıralarında müştekiye hitaben "Ben bakan ...'nun akrabasıyım, seni buradan sürdüreceğim, seninle dışarıda görüşüp kozlarımızı paylaşacağız, delikanlı isen götün yiyorsa dışarı çık, ... yerinde hesaplaşalım, sen daha önce bana karakolda yamuk yaptın, seni ...da yaşatmayacağım" şeklinde tehdit ettiği, aynı zamanda sinkaflı olarak hakarette bulunduğu, şeklinde gerçekleşen eylemde sanığın müşteki polis memuruna yönelik eyleminin görevinden kaynaklandığı ve TCK 125/1-3/a maddesinde yazılı, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğu, TCK' nın 131.maddesine göre takibinin şikayete bağlı olmadığı halde şikayetten vazgeçme ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmeyeceğinin gözetilmediği, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin bu konuya yönelik olduğu halde Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/01/2014 gün ve 2012/36909 Esas, 2014/1468 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan verilen kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararın onanmasına karar verilmesi hukuka aykırı niteliktedir.
Bu itibarla Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/01/2014 gün ve 2012/36909 Esas, 2014/1468 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya kapsamına göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2-Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/01/2014 gün ve 2012/36909 Esas, 2014/1468 Karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA,
3-... Sulh Ceza Mahkemesinin 30/04/2010 tarih ve 2009/574 E- 2010/399 K sayılı kararıyla sanık ...'ın eyleminin TCK 125/1-3/a maddesinde yazılı kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu halde, sanığın eyleminin TCK'nın 125/1 maddesinde yazılı basit hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesinin yasaya aykırı nitelikte bulunması nedeniyle hükmün BOZULMASINA,
4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan, sanık ... hakkında verilen düşme kararının onanmasına dair, Dairemizin 21/01/2014 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 21.01.2014 tarih ve 2012/36909 Esas, 2014/1468 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
... Sulh Ceza Mahkemesince verilen 30.04.2010 tarih ve 2009/574 esas, 2010/399 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay günü saat 01:30 sıralarında sanık ...'ın alkollü vaziyette, yanında bir başka şahıs olduğu halde polis merkezine geldiği, sanığın, satın almış olduğu telefonun hafıza kartının bulunup bulunmadığını polis memuru olarak görev yapan mağdur ...'a sorduğu, mağdurun cep telefonunun hafıza kartının olmadığını söylemesi üzerine, almış olduğu alkolün de etkisi ile sanığın, cep telefonunu yere fırlatarak kırdığı ve cep telefonunu aldığı yanındaki şahsa küfrettiği, mağdur polis memurunun da taraflara şikayetleri olup olmadığını sorduğu, olmadığının belirtilmesi üzerine sanık ve yanındaki şahsın polis amirliğinden ayrıldığı, saat 02:00'da sanığın polis merkezine tekrar gelerek bağırmaya başladığı, mağdur polis ve diğer polislerce yapılan ikaz üzerine sanığın polis merkezinden ayrıldığı, bu sefer sanığın üçüncü defa saat 02:30 sıralarında polis merkezine dönüp bir hafta önce geldiği aynı polis merkezinde kendisine hakaret edildiğini ileri sürerek mağdura hakarette bulunduğu anlaşılmakla, eylemin, TCK'nın 125/3-a maddesinde düzenlenen ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden, şikayet yokluğundan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile itiraz yazısındaki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy