Hakaret suçundan katılan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonunda sanıkların mahkumiyetine dair, ... Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27/01/2009 gün ve 2007/999 esas, 2009/40 karar sayılı hükümlerin, katılan ... vekili ve katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 12.11.2013 gün ve 2012/16711 esas, 2013/27849 sayılı kararıyla,
“ Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...’ın katılan ...’e yönelik hakaret suçu ile sanık ...’in katılanlar ..., ... ve...’e yönelik hakaret suçlarından kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ... müdafii ile katılan... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,” karar verilmiştir.
Dosyanın mahalline gönderilmesinden sonra mahkemesince yapılan incelemede, sanık ...'in tehdit suçuna ilişkin beraat kararıyla ilgili olarak katılan Nevin Erdem vekilinin temyiz istemiyle ilgili, tebliğnamede görüş bulunmasına karşın, Daire kararında bu hususta değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle dosyanın iade edilmesi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/03/2014 gün ve 31427 sayılı maddi hatanın düzeltilmesi istemli yazıda;
“Cumhuriyet Başsavcılığımızın 30.05.2012 tarih ve 2010/142549 sayılı tebliğnamesinde katılan ... vekilinin temyiz talebinde yer alan sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararına ilişkin görüş bildirildiği, ancak Yüksek Dairenizin 12.11.2013 tarih ve 2012/16711 E.- 2013/27849 K. sayılı ilamında bu konuda bir karar verilmediği anlaşılmakla; katılan vekilinin adı geçen sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararına ilişkin olarak karar verilmesi,
Talep ve dosya tebliğ olunur.” denilmektedir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1 maddesine 5560 sayılı Kanun ile eklenen son cümlesinde "Yargıtay ceza daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna başvurabilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2007 tarihli iddianamesiyle, sanık ... hakkında müştekiler ..., ...,...ve müşteki sanık ...'a yönelik tehdit ve hakaret suçlarından, müşteki sanık ... hakkında ise, sanık ... ile annesi müşteki ...'e hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, sanık ...'in müştekiler..., ... ve ...'a hakaret eylemi sabit görülerek, kesin nitelikte 460 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, müşteki sanık...'a hakaret suçu karşılıklı işlendiğinden ceza verilmesine yer olmadığına, tehdit suçundan ise delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, müşteki sanık ... hakkında ise, katılan ...'e hakaret suçundan kesin nitelikte 460 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'e hakaret suçu karşılıklı işlendiğinden ceza verilmesine yer olmadığına, karar verildiği, bu kararların yalnızca katılan ... vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Temyiz dilekçeleri incelendiğinde, katılan ... vekilinin yalnızca süre tutum dilekçesi verdiği, sanık ... müdafiinin ise her ne kadar dilekçe başlığında katılan sanık ibaresine yer verilse de, dilekçe içeriğinde sanık hakkındaki ceza hükmünü temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının maddi hata düzeltilmesi istemli yazısında, “katılan... vekilinin temyiz talebinde yer alan sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararına ilişkin görüş bildirildiği, ancak Yüksek Dairenizin 12.11.2013 tarih ve 2012/16711 E.- 2013/27849 K. sayılı ilamında bu konuda bir karar verilmediği” şeklinde görüş belirtilmektedir. Ancak yukarıda özetlenen iddianame ve hüküm bölümleri incelendiğinde, sanık ...'ın tehdit eyleminin annesi olan katılan ...'e yönelik değil, karşı tarafta yer alan... soyadlı müştekilere yönelik olduğu görülmektedir. Bu kişilerin tehdit suçundan verilen beraat kararına karşı temyiz talepleri bulunmamaktadır. Katılan ... vekilinin temyiz istemi kendisine karşı sanık ... tarafından gerçekleştirilen hakaret eylemi olup, bu suçtan sanık ...hakkında kesin nitelikte para cezası verildiğinden, Dairemizin önceki kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak, sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararıyla ilgili temyiz istemi bulunmadığından, bu suç ve hükümle ilgili tebliğnamede fazladan görüş belirtilmiş ise de, Dairemizce yapılan incelemede tehdit suçuna ilişkin beraat hükmü incelenmemiş ve sonuca bağlanmamıştır. Ancak temyiz istemine konu edilmeyen tehdit suçu ve bu suça ilişkin beraat kararı başlık bölümünde sehven yer aldığından, tereddüde yer verilmemesi için hatalı olan bu ibarelerin karardan çıkarılması gerekmektedir.
Sonuç;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca,
Dairemizin 12.11.2013 gün ve 2012/16711 esas, 2013/27849 karar sayılı ilamının başlık bölümünün suç kısmındaki “tehdit” kelimesi ile, hüküm kısmındaki “beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı” ibarelerinin karardan ÇIKARILMASINA, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy