MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen iş ve çalışma hürriyetinin ihlali eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 14.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1-) Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının bir iştiraki olan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş (EKGYO) ile “... Ortaklığı” arasında, tapusu EKGYO’na ait taşınmaz hakkında, 3.8.2006 tarihinde “... Bölge Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi”nin imzalandığı, belirlenen tarihte inşaatın tamamlanması gerekirken, verilen ek süreye rağmen inşaatın yalnızca çok az bir kısmının bitirilebilmesi üzerine, 18.5.2010 tarihinde EKGYO tarafından, sözleşmenin 31. maddesinin verdiği hak ve yetkiyle tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiği ve en geç 7 gün içinde çalışma alanının boşaltılarak, kendilerine teslim edilmesi hususu 24.5.2010 tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiği, ancak bu durumun kabul edilmemesi üzerine de, 24.6.2010 tarihinde EKGYO yetkilisi olan sanıklar ... ve ... ile ... Şirketinin sahibi olan sanık ..., beraberlerinde özel güvenlik görevlileri ve Emniyet Müdürlüğünün sağladığı güvenlik güçleri refakatinde inşaat sahasına gelerek, durum tespiti yapıp, şantiyeye vaziyet etmek istedikleri.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinde “inşaat işlerinin yer teslimi tarihinden itibaren 900 gün içinde bitirileceği, işin toplam süresinin ise 1265 gün olacağı, zorunlu sebepler dışında sürenin uzatılamayacağı” sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesini düzenleyen 31. maddesinde de “sözleşme ve eklerinde tayin ve tespit edilen vecibelerin zorlayıcı sebepler olmaksızın kısmen veya tamamen yerine getirilememesi durumunda, yapılacak ihtara rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca bir ihbara ve hüküm almaya gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedilerek, yüklenicinin kesin teminatının gelir kaydedileceği, çıkabilecek zararlara karşılık olmak üzere, yüklenicinin fesih tarihindeki tüm alacaklarının bloke edileceği, işin ikmali için zorunlu görüldüğü takdirde, yüklenicinin şantiyedeki mevcut alet, makine ve diğer tesislerine, mukabilinde herhangi bir bedel ödemeden vaziyet edilebileceği, fesihden itibaren 10 gün içinde tespit çalışmalarına başlanacağının yükleniciye bildirileceği, o tarihten itibaren 30 gün içinde oluşturulan tespit komisyonu marifetiyle, halihazır durum tespit tutanağının tanzim edileceği” ve yapılacak diğer işlemlerin tüm tafsilatıyla kayıt altına alındığı; 07/06/2010 tarihli dilekçe ile ... AŞ tarafından....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2010/788 esas sayılı ihtiyati tedbir talepli olarak “sözleşmenin yürürlükte olduğunun tespitine ve tazminata ilişkin” dava açıldığı ve 16/06/2011 tarihinde de aktif husumet nedeniyle açılan davanın reddine karar verildiği, buna göre de, EKGYO’nın sözleşmeyi feshetmesinin geçerli olduğu,
26.06.2010 ve 30.06.2010 tarihli olay yeri tespit tutanaklarında “…arazi içinde çeşitli katlara çıkılmış binalar olduğu, içlerinde 25 işçinin çalıştığı, bunlara sorulduğunda çalışmalarını engelleyici bir müdahale olmadıklarını söyledikleri… satış ofisinin içinde ve çevresinde ... şirketi personelinin rutin halinde çalıştığı…şantiye içerisindeki ofis ile müştemilatlara bir zarar verilmediğinin tespit edildiği” nin belirtildiği,
Yukarıda açıklandığı şekilde; müteahhit firma olan ... A.Ş.nin iş ve çalışma hakkının akdedilen sözleşmeye bağlı olduğu, bu sözleşmenin hukuka uygun olarak feshedilmesiyle, işin sona erdiği, ortada yapılacak geçerli bir işin kalmadığı ve feshi hükümsüz kılacak herhangi bir mahkeme kararının da bulunmadığı ve ayrıca olay yeri tespit tutanaklarına göre de, ... şirketi elemanlarının faaliyetlerinin devam ettiği, çalışmalarına engelleyici bir müdahalenin bulunmadığının da açıklanması sebebiyle, sanıkların sözleşmenin feshi hükümleri uyarınca, inşaat sahasına gelerek, durum tespiti yapıp, şantiyeye vaziyet etmek istemeleri şeklindeki sözleşmenin icrası kapsamındaki eylemleri “iş ve çalışma hürriyetini tahdit” suçunu oluşturmayacağından, sanıklar hakkında atılı suçtan verilen hükümlülük kararının yerinde olmadığı,
2-) Sanıkların atılı suçu işledikleri kabul edildiği takdirde ise; ... şirketinin yetkilileri olan katılanların, sözleşmenin feshinden sonra, akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı davranıp, şantiye sahasını EKGYO’na teslim etmeyerek, sanıkların isnat edilen suçu işlemelerine sebebiyet vermeleri nedeniyle, sanıklar hakkında TCK’nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiği,
Anlaşıldığından; sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin, bu nedenlerden dolayı BOZULMASI gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun verdiği onama kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy