MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuk ...’ın hakaret eyleminden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm yönünden;
Eyleme, yükletilen suça ve ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin, temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk... hakkında yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığı hükümlerine yönelik temyiz isteğine gelince;
Sanık ve suça sürüklenen çocuğa yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...’un yaralama eylemlerini meşru savunma kapsamında işlediklerinin kabul edilmesi nedeniyle CMK’nın 223/2-d maddesi gereğince beraat yerine ceza verilmesine yer olmadığı hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı ve katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasına “hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde def etmek zorunluluğu altında işledikleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “anlaşılmakla, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında yaralama suçlarından TCK’nın 25/1. ve CMK’nın 223/2-d maddeleri uyarınca ayrı ayrı BERAATLERİNE,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 03/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy