MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Olay gecesi, mağdur ...'ın, babası ...'e ait araçla yanında arkadaşı tanık ... olduğu halde gezdikleri sırada, sanık ...'ün tanık ...'ı dövmekte olduğunu görmesi üzerine, aracı durdurup olaya müdahale etmek istediği, sanığın mağdur ...'a vurmaya başladığı, ardından ele geçirilemeyen av tüfeği ile meskun mahalde ateş ederek, mağdur ...'e ait araca zarar verdiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin, mala zarar verme, tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, TCK'nın 152/2-a maddesi kapsamında bulunan mala zarar verme suçunun takibinin şikayete tabi olmadığı da gözetilerek, TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçu ile aynı Kanunun 106/3. maddesi gereğince mala zarar verme suçundan dolayı hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, TCK'nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy