MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak;
1- Adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanığın, fiilden sonra ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak bir daha suç işlemeyeceği konusundaki olumlu kanaat belirtilerek TCK'nın 51. maddesi gereği hapis cezasının ertelenmesi karşısında, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı hususlar bu kez olumsuz değerlendirilerek çelişkiye neden olunması,
2- Sanığın, nişanlısı Tuğba ile merdivenden inerken mağdur ...'in, kendisini kastederek “burası pezevenk kaynıyor” demesi üzerine tartışma çıktığını iddia etmesi, mağdur ...'in arkadaşı olan tanık Hava Arslan'ın da ifadesinde, sanığın Çiğdem'e “sen ne demek istiyorsun” dediğini beyan ederek bu iddiayı güçlendirmesi karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
3- Denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosyası yeniden ele alınarak duruşma açıldığı halde, sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanma zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.