MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat, temyiz isteğinin reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... hakkında 24.03.2011 tarihli iddianame ile, katılan ...'e yönelik tehdit suçundan kamu davası açıldığı halde, bu suçla ilgili olarak hüküm kurulmamışsa da, mahallinde zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülerek, ayrıca 24.05.2011 tarihli tehdit eyleminin yaralama eylemiyle birlikte işlenmediğinin kabulüyle dosya görüşüldü:
A) Sanık hakkında 24.03.2011 tarihli iddianameye konu yaralama suçundan verilen kararda öngörülen cezanın niteliği ve niceliğine göre verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin karar yasaya uygun bulunduğundan, bu karara karşı yapılan başvurunun 1412 sayılı CMUK'nın 315/2. maddesi gereğince REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
B) Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C) Diğer hükümlerin temyizine gelince;
1) Sanık hakkında 24.05.2011 tarihli iddianameye konu yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik;
Hükmün gerekçesinde birleşen 2011/508 esas sayılı dosyaya konu 17.09.2010 tarihli yaralama eyleminin sabit olduğunun kabul edilmesi karşısında, hüküm fıkrasında anılan suçtan beraat kararı verilmek suretiyle çelişkiye yol açılması,
2) Sanık hakkında 24.05.2011 tarihli iddianameye konu tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise;
a) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Kabule göre de; sanığın, katılanı telefonu arayarak; “ o camdan düşme ben seni camdan atacağım kimse seni elimden kurtaramaz... ölümlerden ölüm beğen çocuğunu kaçıracağım” sözleriyle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında aynı suç kastı ile zincirleme suç oluşturan eylemlerinin nelerden ibaret olduğu açıklanıp karar yerinde tartışılmadan TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca tehdit suçundan fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan (C-1, C-2b) numaralı bozma nedenleri hariç, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.