MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanığın mağduru Facebook isimli internet sitesi üzerinden mesaj yoluyla ve yolda karşılaştıklarında sözlerle tehdit etmesi eylemlerinin tarif edildiği iddianamede, sanığın mağduru bıçakla tehdit ettiğine dair anlatımın bulunmaması karşısında, yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında TCK'nın 106/2-a maddesinin uygulanması,
2-Kabule göre ise, sanığa ek savunma hakkı verilmeden ya da görevsizlik kararına karşı diyeceği sorulmadan TCK'nın 106/2-a maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanığın lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmesi karşısında, TCK'nın 29. maddesi uygulanırken hangi gerekçeye göre en az miktar olan 1/4 oranında indirim yapıldığının gerekçeli kararda gösterilmemesi,
4-Sanık hakkında TCK'nın 62. Maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 6 ay 22 gün yerine, 1 yıl 6 ay 21 gün hapis cezası olarak eksik belirlenmesi,
5-Adli sicil kaydında suç tarihinden önce kesinleşmiş hükümlülüğü ve engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği kanaatiyle hapis cezasının ertelenmesine karşın, "daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu'' biçimindeki yerinde olmayan gerekçeyle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.