Esas No : 2014/20499
Karar No : 2014/34492
Tebliğname No : KD - 2014/118149
Hakaret suçundan sanık A.. K.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03/10/2011 gün ve 2011/302 esas, 2011/410 karar sayılı hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 11/03/2013 gün ve 2013/3913 esas, 2013/6834 karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık A.. K..'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE," karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/04/2014 gün ve 2014/118149 sayılı yazısı ile;
"Yaralama ve hakaret suçlarından sanık A.. K.. hakkında Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/810 esas sayılı davasında yapılan yargılama sonunda, 21/02/2011 tarih ve 2011/116 sayı ile;
a-Yaralama suçu için, 5237 sayılı TCK 86/2, 62, 5271 sayılı CMK 231/5 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b-Hakaret suçu için, 5237 sayılı TCK 125/1, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
Bu karara karşı sanık tarafından yasal süresi içinde 10/03/2011 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunulması üzerine yapılan inceleme sonunda,
a-Yaralama suçu ile ilgili olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince yapılan inceleme sonunda itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına,
b-Hakaret suçu ile ilgili temyiz talebi bakımından yapılan inceleme sonunda ise aynı Mahkemenin 14/05/2011 tarihli ek kararı ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği,
Yaralama suçu ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması üzerine dosyanın aynı Mahkemenin 2011/302 esas sırasına kaydedildiği ve yapılan yargılama sonunda 03/10/2011 tarih ve 2011/410 sayı ile;
Yaralama suçu için, 5237 sayılı TCK 86/2, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Ayrıca hakaret suçu ile ilgili olarak verilen karar diğer dosyada temyiz edilmiş olmasına ve dolayısıyla bu davada inceleme konusu olmamasına rağmen, değerlendirme konusu yapılarak 5237 sayılı TCK 125/1, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verildiği,
Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca her iki suç için düzenlenen 08/01/2013 tarihli, 2012/35171 sayılı tebliğname ile kararların kesin olduğu gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmesinin talep edildiği,
Yüksek Dairenizce yapılan inceleme sonunda 11/03/2013 tarihli, 2013/3913 esas, 2013/6834 sayılı karar ile kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu belirtilerek temyiz isteğinin reddine karar verildiği,
Bu arada hakaret suçu ile ilgili olarak Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda 2010/810 esas sayılı davada verilen 1.500 TL adli para cezası ile ilgili temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın da sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/02/2012 tarihli, 2012/32168 sayılı tebliğname ile hüküm tarihi itibarıyla kararın kesin olmadığı belirtilerek ek karar kaldırılıp asıl karar bakımından yapılan incelemede; adli sicil kaydı bulunmayan ve aynı davada yargılama konusu olan diğer suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında, daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu ve suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı şeklindeki dosya kapsamına uymayan çelişkili hüküm kurulması gerekçesi ile bozma talebinde bulunulduğu,
Bu temyiz talebinin Yargıtay Yüksek İkinci Ceza Dairesince incelendiği ve tebliğnamedeki görüş doğrultusunda hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra aynı Mahkemenin 2014/9 esas sayısına kaydedilen davada yapılan yargılama sonunda sanığın hakaret suçundan dolayı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Sanık hakkında Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/302 esas sayılı davasında verilen ve Yüksek Dairenizin itiraza konu ilamı ile hakkındaki temyiz talebi reddedilen 1.500 TL adli para cezasının da infaz edilmiş olduğu, anlaşılmıştır.
Sanık A.. K.. hakkında hakaret suçu ile ilgili olarak verilen iki ayrı karar mevcut olup, bu kararlardan Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/302 esas sayılı davasında verilen kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu, bu kararın temyizi üzerine Dairenizce yapılan inceleme sonunda verilen 11/03/2013 tarihli, 2013/3913 esas, 2013/6834 sayılı kararda hakaret suçu ile ilgili hükmün hukuki değerden yoksun bulunduğu belirtilerek red kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından, Yüksek Dairenizin belirtilen red kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması gerekli görülmüştür.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabulü ile Yüksek Dairenizin 11/03/2013 tarihli, 2013/3913 esas, 2013/6834 sayılı red kararının gerekçesinde, hakaret suçu ile ilgili olarak Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/302 esas sayılı davasında verilen 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu belirtilmek suretiyle temyiz isteğinin reddine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan sanık A.. K.. hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteğinin reddine dair, Dairemizin 11/03/2013 gün ve 2013/3913 esas, 2013/6834 karar sayılı kararına ilişkindir.
III- KARAR
5271 sayılı CMK’nın olağanüstü kanun yolları bölümünde düzenlenen 308. maddesinde; “Yargıtay Ceza Daireleri’nden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu’na itiraz edebilir, sanığın lehine itirazda süre aranmaz” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bölge Adliye Mahkemeleri ile yasada açık hüküm bulunması durumunda ilk derece mahkemeleri kararlarının, temyizi sonucu Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’nce incelenmesi ile olağan yasa yolları sona ermektedir. Bu aşamadan sonra ancak 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü yasa yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itirazı gündeme gelmektedir.
İtiraz kanun yolu ile Özel Daire kararlarındaki önemli hukuka aykırılıkların giderilerek, bu yolla içtihat birliğini sağlama amacı güdülmektedir.
İtiraza konu somut olayda, sanık A.. K.. hakkında yaralama ve hakaret suçlarından Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/810 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, 21/02/2011 tarihinde sanığın yaralama suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; hakaret suçundan ise 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine;
a-Yaralama suçu ile ilgili olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince yapılan inceleme sonunda itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına,
b-Hakaret suçu ile ilgili temyiz talebi bakımından yapılan inceleme sonunda ise aynı Mahkemenin 14/05/2011 tarihli ek kararı ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ret kararının temyizi üzerine de Yargıtay 2. Ceza Dairesince hükmün temyize tabi olduğu belirtilerek ret kararı kaldırılmış ve asıl karar CMK'nın 231. maddesinin çelişkili ve hatalı gerekçe ile uygulanmaması nedeniyle bozulmuş, bozma üzerine usulüne uygun olarak Nazilli 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/9 Esas sayısı üzerinden hakaret suçuna ilişkin yargılamaya devam edilmiş ve hakaret suçundan 06.02.2014 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Yaralama suçuna ilişkin olarak ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince kaldırılması üzerine dosyanın aynı Mahkemenin 2011/302 esas sırasına kaydedildiği ancak yalnızca yaralama suçuna hasren yargılamaya devam edilmesi gerekirken hatalı bir şekilde hakaret suçundan da yargılama yapıldığı ve yapılan yargılama sonunda 03/10/2011 tarihinde sanığın yaralama suçundan 2.000 TL adli para cezası ile, hakaret suçundan da diğer dosyada temyiz edilmiş olmasına ve dolayısıyla bu davada inceleme konusu olmamasına rağmen 1.500 TL adli para ile cezalandırılmasına karar verildiği, yaralama ve hakaret suçlarından verilen bu cezaların sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizce 11/03/2013 tarih ve 2013/3913 esas, 2013/6834 sayılı karar ile kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu belirtilerek temyiz isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla sanık hakkında Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarih ve 2011/302 esas 2011/410 karar sayılı ilamıyla hakaret suçundan verilen 1500 TL adli para cezasına ilişkin hüküm, Dairemizce temyiz isteğinin reddine karar verilip esastan bir inceleme yapılmadığından, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiştir.
İtiraz yazısında öne sürüldüğü üzere, sanık A.. K.. hakkında hakaret suçundan Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/302 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama ve verilen karar yok hükmünde olup böyle bir hükme dayalı olarak yapılan infaz nedeniyle sanıktan tahsil edilen adli para cezasının sanığa iadesi gerekmekte ise de, hakaret suçundan verilen bu karar kesin nitelikte olduğundan hükmün esasına girilerek bir inceleme yapılamamıştır. Bu itibarla, adı geçen sanıkla ilgili yanılgıya dayalı olarak itirazda bulunulduğu sonucuna varılmıştır.
Dairemizin 11/03/2013 gün ve 2013/3913 esas, 2013/6834 karar sayılı kararı, sanık A.. K.. hakkında hakaret suçundan verilen ve hüküm tarihi itibariyle kesin nitelikte bir karar olması nedeniyle temyize tabi olmayan bir karar hakkında verildiği için, usul ve yasaya uygun olduğundan, Nazilli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarih ve 2011/302 esas 2011/410 karar sayılı ilamıyla hakaret suçundan verilen 1500 TL adli para cezasına ilişkin hükmün itiraz yoluyla ele alınmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen gerekçelere göre:
Hakaret suçundan sanık A.. K.. hakkında verilen, Dairemizin 11/03/2013 gün ve 2013/3913 esas, 2013/6834 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dairemizce temyiz isteğinin reddine karar verilip esastan bir inceleme yapılmadığından, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bulunan Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarih ve 2011/302 Esas, 2011/410 Karar sayılı ilamıyla hakaret suçundan verilen 1500 TL adli para cezasına ilişkin hüküm hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulması hususunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilmesine,
6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy