Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın beraatine dair ... Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 23.09.2010 tarih ve 2008/75 Esas 2010/44 Karar sayılı hükmün O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 31.03.2014 tarih ve 2013/7336 Esas 2014/9941 Karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA" karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2014 tarih ve 2011/34399 sayılı yazısı ile;
“Konut dokunulmazlığını bozma suçu 5237 sayılı TCY’nın 116/1. maddesinde; “Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş, maddenin 4. fıkrasında; “Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi” cezayı ağırlaştırıcı bir neden olarak öngörülmüştür.
Konut dokunulmazlığını bozma suçu, bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi ya da rıza ile girildiği halde çıkılmamasıyla işlenmeye başlamakta ve konutun terk edilmesine, başka bir anlatımla hukuki ya da fiili kesintinin gerçekleşmesine kadar devam etmektedir.
Maddi olayda, katılan ...'nın yemek yediği sırada sanıklardan ...'nin katılan ...'in evine geldiği, katılanın, bulunduğu odaya gelerek ...'e hitaben "sen nasıl şerefsiz bir insansın, seni öldürmeyince olmayacak, çocuğum öldürmezse ben öldüreceğim, pezevenk" şeklinde hakaret ve tehditte bulunduğu, bunun üzerine ...'in sanık ...'nin evden çıkmasını istediği ancak sanığın çıkmadığı nedenle katılanın, polisi arayıp durumu haber verdiği, polisin diğer sanık ... ile birlikte ...'in evine gittiği, ve sanık ...'nin de katılanın evinden ayrıldığı, şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın katılanların ortak konutuna katılanlar ... ve ...'in rızaları hilafına girdiği, sanığın katılan ...'in yanına gelerek kendisine hakaret ve tehdit niteliğinde sözler söylediği ve sanığın 11.08.2008 günlü C.savcısına verdiği ifadesinde "evlerinde iken bana evimden defol git dediği için ...'dan şikayetçiyim" şeklindeki açıklaması, katılanların sanık ...'nin evden gitmesini söyledikleri halde evden çıkmayan sanığın, olay yerine gelen polislerce çıkarıldığının anlaşılması karşısında sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçunun oluştuğu gözetilmeden sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı nitelikte bulunmaktadır.
Bu itibarla sanık ...'nın katılan ...'nın evine girdiği ancak katılanın sanığa evden çıkmasını istediği halde sanığın konuttan çıkmayarak TCK 116/1 maddesinde yazılı suçu işlediğinin kabulüyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31/03/2014 gün ve 2013/7336 Esas, 2014/9941 Karar sayılı onama kararının kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1-İtirazımızın KABULÜNE,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31/03/2014 gün ve 2013/7336 Esas, 2014/9941 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3-... Sulh Ceza Mahkemesinin 23/09/2010 tarih ve 2008/75 Esas ve 2010/44 Karar sayılı ilamıyla sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğu ve sanık ...'nın katılan ...'nın evine girdiği ancak katılanın sanığa evden çıkmasını istediği halde sanığın konuttan çıkmayarak TCK 116/1 maddesinde yazılı suçu işlediğinin kabulüyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31/03/2014 gün ve 2013/7336 Esas, 2014/9941 Karar sayılı onama kararının kaldırılması ve hükmün BOZULMASINA,
4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, sanık ... hakkında verilen beraat kararının onanmasına dair, Dairemizin 31/03/2014 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 31.03.2014 tarih ve 2013/7336 Esas 2014/9941 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
... Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23/09/2010 tarih ve 2008/75 Esas, 2010/44 Karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'nın eşinin, katılan ...'ya olan borcu nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlık bulunduğu, sanık ...'nın olay günü katılanlar ... ve ...'nın birlikte ikamet ettikleri eve, ziline bastığı kapının açılması üzerine izin almadan girmesi, evin içinde katılan ...'ya karşı hakaret ve tehditte bulunması, katılan ...'in şikayeti üzerine polisler eve geldikten sonra sanığın evden dışarı çıkması ile sanık ...'nın alınan ifadelerinde, evde bulunduğu sırada katılan ...'in kendisine "defol git" dediğinin de görülmesi karşısında, katılanların sanığın evlerinde bulunmasına rızalarının olmadığı anlaşılmakla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluştuğu gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2014 tarihinde üye ...'in karşıoyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Şüphenin sanık lehine yorumlanması öğretide ve uygulamada kabul edilmiş bir ilkedir. Mahkumiyet kararı verilebilmesi için sanığın suçu işlediği konusunda hakimin kesin kanıya ulaşması gerekir.
CMK'nın 217/1. maddesi uyarınca kanıtları vicdani kanaatiyle serbestçe takdir etme yetkisine sahip olan hakimin iddia, savunma ve tanık anlatımlarını tartışıp ulaştığı vicdani kanıya göre sanığın yüklenen suçu işlediğine dair kesin kanıt bulunmaması nedeniyle verdiği beraat hükmünde kanuna aykırılık bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun itirazın kabulü ile hükmün bozulmasına ilişkin kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy