Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.12.2009 tarih ve 2009/278 esas, 2009/868 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 31/10/2013 gün ve 2012/14975 esas, 2013/26955 karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'nün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA" karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2014 gün ve 2014/179485 sayılı yazısı ile;
“Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, ...1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.11.2007 tarih ve 2004/1422 E., 2007/880 K. sayılı sayılı ilamı esas alınarak 5275 Sayılı Yasanın 108/3.maddesinde yer alan şartla tahliye yasağının infazda göz önüne alınmasına karar verilmiştir.
765 Sayılı Türk Ceza Yasasının 81.maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü ile 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının 58.maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü kapsamları ve sonuçları itibariyle farklılıklar içermektedir. 765 Sayılı TCK' da yer alan tekerrür hükmü, cezanın artırılmasına neden olurken, 5237 Sayılı TCK'da tekerrür hükmü, cezanın artırılması ile ilgili bir hüküm olmayıp, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca cezanın infazı aşamasında koşulu salıverme süresinin belirlenmesi hususunu düzenlemektedir. Diğer bir anlatımla 5237 Sayılı TCK'da tekerrür infaz aşamasına ilişkin sonuçları olan bir müessese olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamında 765 Sayılı TCK'nın 81.maddesinin uygulanmış olması durumu, 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesi anlamında sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlamına gelmeyecektir. İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi kapsamında uygulanması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle tehdit suçundan kurulan hükme dair dairenin onama kararının kaldırılması ve kurulan hükmün düzeltilerek onanması gerekmektedir.
SONUÇ VE İSTEM: Belirtilen gerekçelerle onama kararının kaldırılarak, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümden "Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyet kararı kurulurken 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmış olduğu ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla 5271 sayılı Yasanın 108/3. maddesinde yer alan şartla tahliye yasağının infazda göz önüne alınmasına," ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmesi,
İtirazımızın Dairece yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit suçundan, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına dair, Dairemizin 31.10.2013 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
İncelenen dosya içeriğine göre, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın ...1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.11.2007 tarih ve 2004/1422 esas, 2007/880 karar sayılı ilamı ile, 765 sayılı TCK’nın 421, 72 ve 81/1 maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleri uygulanarak verilen 2904 TL adli para cezasına ilişkin olduğu, kararın 12.11.2007 tarihinde kesinleştiği, cezanın 09.07.2008 tarihinde infaz edildiği ve infaz tarihi üzerinden 3 yıllık süre geçmediği için 17.04.2009 tarihinde işlenen suç yönünden tekerrüre esas olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemece bu ilam esas alınarak, İnfaz Kanununun 108/3. maddesi uygulanmış ve ikinci kez tekerrür nedeniyle koşullu salıvermeden yararlandırılmamasına karar verilmiştir.
Tekerrür, 765 sayılı TCK'da "cezanın artırım nedeni" olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir "infaz rejimi kurumu" olarak düzenlenmiştir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ise İnfaz Kanununun 108. maddesinde düzenlenmiş ve aynı maddenin 3. fıkrasında "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez" düzenlenmesine yer verilmiştir. Sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır.
Tekerrür hükümleri eski ve yeni TCK’da koşulları ve sonuçları itibariyle farklı düzenlenmiştir. Bazı ilamlarda infaz üzerinden 3 yıllık bir sürenin geçmesi halinde bu ilam TCK’nın 58. maddesine göre tekerrüre esas olmazken, silinme koşulları oluşmadığı için 765 sayılı TCK’nın 81. maddesi uygulanabilecektir. Yine 765 sayılı TCK’nın 81. maddesinin uygulanmış olduğu ilam, uyarlama sonucu ele alınarak lehe olan 5237 sayılı TCK’nın uygulanması durumunda tekerrür hükümleri çıkarılacaktır. İlamın dosyada bulunmaması halinde bu husus denetim dışı kalacaktır. Bununla birlikte mükerrirlere özgü infaz sistemi yeni İnfaz Kanununda düzenlenen ve TCK’nın 58. maddesi de göz önünde bulundurularak formüle edilen yeni bir sistem olduğundan, ikinci kez tekerrür uygulamasına esas alınan ilamdaki tekerrür uygulamasının da TCK’nın 58. maddesi uyarınca yapılması gerektiği anlaşılmakla,
Dairemizce sanık ... hakkında verilen, 31/10/2013 gün ve 2012/14975 esas, 2013/26955 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
...6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.12.2009 tarih ve 2009/278 esas, 2009/868 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Tekerrüre esas alınan önceki ilamda 765 sayılı TCK’nın 81. maddesinin uygulanmış olması karşısında, İnfaz Kanunu’nun 108/3. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak, kararda yer alan mükerrirlere özgü infaz rejiminin aynen muhafazasına ancak, “5275 sayılı İnfaz Kanununun 108/3. maddesi gereğince, sanığın koşullu salıvermeden yararlandırılmamasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy