Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 20.10.2009 tarih ve 2009/107 esas, 2009/963 karar sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 21.04.2014 tarih ve 2012/24526 esas, 2014/12870 karar sayılı kararıyla;
"2) b- Sanık ...'ye yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA" karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2014 tarih ve 2010/191237 sayılı yazısı ile;
"Uyuşmazlık konusu, Antalya 3 Sulh Ceza Mahkemesinin katılan sanık ..., hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararda gösterilen gerekçesinin kanuna uygun ve yeterli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
a) Suça ilişkin;
1-Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.
2- Suç, Anayasanın 174.maddesinde güvence altına alınan İnkılap yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
3-01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.
b) Sanığa ilişkin;
1- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
2-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
3- Mahkemece; sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
4- Sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmesi,
Koşullarının bir arada bulunması gerekmektedir.
Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.
Maddi olayda, katılan sanık ... hakkında, diğer katılan sanık ...'ye yönelik tehdit suçunu işlediği kabul edilerek verilen hapis cezasının sanığın sabıkasız oluşu, yargılama
sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısı ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememize kanaat geldiğinden sanığa verilen hapis cezasının 5237 Sayılı TCK 51/1 maddesi gereğince koşulsuz olarak ertelenmesine karar verildiği, ve katılan sanık ... hakkında, diğer katılan sanık ...'nin maddi ve manevi zararının giderilmediği ve şartları oluşmadığı nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin kendi içinde çelişkili ve yetersiz olduğu,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan kasıtlı suçtan mahkum olmamak ve diğeri suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme ve tamamen giderilmesine ilişkin koşulların maddi olayda, uygulanmasının söz konusu olmadığı,
Sanık ...'ın sabıkasının bulunmadığı ve sanığın işlediği kabul edilen tehdit suçunda maddi bir zararın söz konusu olmadığı ve mağdurda meydana gelecek tedirgin olma yada korkuya sebebiyet verme şeklinde gerçekleşen manevi zararın, yargılama ve hakimin takdir etmesi sonucunda belirlenebileceği, ve manevi zararın, CMK'nın 231/6 maddesince yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin koşullar arasında yer almadığı gözönüne alındığında, suçla ilgili, maddi bir zararın meydana gelmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bunun dışında, CMK'nın 231/6 maddesinin b fıkrasında yer alan subjektif koşul olarak kabul edilen hükmü uyarınca, Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması gerekmektedir.
Mahkemece sanığın duruşmada gözlenen hali ve yeniden bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu ya da olumsuz bir kanaat açıklaması yapılmadığı, yalnızca sanık ... hakkında maddi ve manevi zararın giderilmediğinden ve şartların oluşmadığından bahisle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir karar vermemiştir.
Ancak, mahkemece Sanık ...'nin tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememize kanaat geldiğinden hükmün ertelenmesine karar verilmiştir. Erteleme gerekçesinde, sanık hakkında yapılan sübjektif değerlendirmede, sanığın kişiliğinin olumlu değerlendirildiği, bu durumda mahkemece CMK'nın 231/5 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin gösterilen gerekçede sanığın kişiliğiyle ilgili bir değerlendirme yapılmadığı ve sonrasında kişiliğiyle ilgili olumlu değerlendirme yapılarak kendi içinde çelişkili gerekçelerle sanık hakkında CMK'nın 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi hukuka aykırı niteliktedir.
Bu itibarla, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/04/2014 gün ve 2012/24526 Esas, 2014/12870 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak sanık hakkında sanığın kişiliğiyle ilgili bir değerlendirme yapılmadan ve sonrasında erteleme kararında sanığın, kişiliğiyle ilgili olumlu değerlendirme yapılarak kendi içinde çelişkili gerekçelerle sanık hakkında CMK'nın 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi şeklinde hükmün bozulmasına karar verilmesi istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/04/2014 gün ve 2012/24526 Esas, 2014/12870 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Antalya 3 Sulh Ceza Mahkemesinin 20/10/2009 tarih ve 2009/107 Esas ve 2009/963 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak sanık hakkında sanığın kişiliğiyle ilgili bir değerlendirme yapılmadan ve sonrasında erteleme kararında sanığın, kişiliğiyle ilgili olumlu değerlendirme yapılarak kendi içinde çelişkili gerekçelerle sanık hakkında C.M.K'nun 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi şeklinde hükmün BOZULMASINA,
4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 21/04/2014 tarihli kararına ilişkin olup, temyiz isteğinin reddine ve ceza verilmesine yer olmadığı ile beraat kararlarının onanmasına dair hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 21.04.2014 tarih ve 2012/24526 esas, 2014/12870 karar sayılı sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen onama kararının KALDIRILMASINA,
Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 20.10.2009 tarih ve 2009/107 esas, 2009/963 karar sayılı sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün yeniden incelenmesi sonucu:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'nin adli sicil kaydının bulunmaması, pişmanlığı dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği kanaatiyle verilen hapis cezasının ertelenmesi ile tehdit suçunda giderilmesi gereken somut (maddi) bir zararın oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK’nın 231/6. maddesindeki diğer hususlar değerlendirilmeden, “müştekinin maddi ve manevi zararının giderilmediği" biçimindeki, kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.