Tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23/02/2010 tarih ve 2008/158 esas, 2010/146 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 03/04/2014 gün ve 2012/34465 esas, 2014/10577 karar sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA” oy birliği ile karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2014 gün ve 2010/268162 sayılı yazısı ile;
“İtiraza ilişkin uyuşmazlığın konusu, sanık hakkında hakaret, tehdit ve yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın, TCK 50/1-f maddesince kamu hizmetinde çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK 53/1 maddesinde yazılı hak yoksunluğuna hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkindir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50.maddesinin 5.fıkrası, “Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.” hükmünü içermektedir.
Aynı Kanunun “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlıklı 53.maddesi ise;
“(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
c) Velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılır.
(2) Kişi işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz…” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu hükümler uyarınca, hapis cezasının, adli para cezasına yada diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi, halinde asıl ceza tedbir cezası olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53.maddesinin 1.fıkrasında gösterilen hak yoksunluklarına karar verilmesi mümkün değildir.
Maddi olayda, 1- TCK 125/1 md 3 Ay Hapis ve TCK 50/1-f md 2 ay 15 gün süreyle, kamu hizmetinde vasıfsız işlerde çalıştırılmasına, TCK 53/1 md 2- TCK 106/1 md 6 Ay Hapis ve TCK 50/1-f md 5 ay süreyle kamu hizmetinde vasıfsız işlerde çalıştırılmasına TCK 53/1 md 3- TCK 86/2, 35/2,md 2 Ay Hapis ve TCK 50/1-f md 1 Ay 15 Gün süreyle kamu hizmetinde vasıfsız işlerde çalıştırılmasına ve TCK 53/1 md ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
Sanık hakkında, TCK’nun 53/1.maddesinde gösterilen haklardan yoksun bırakılmaya ancak ‘hapis’ cezasına mahkumiyetin sonucu olarak karar verilebileceğinden, hükümde 5237 sayılı Kanun’un 53.maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Bu itibarla, Yüksek Dairece, sanık hakkındaki kısa süreli hapis cezalarının, "kamu hizmetinde çalıştırılması" tedbirine çevrilmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/1.maddesinde sayılan belirli haklardan yoksun bırakılmaya karar verilmesi nedeniyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermesi yerine yazılı şekilde onama kararı vermesi hukuka aykırı nitelikte olduğu nedenle, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03/04/2014 gün ve 2012/34465 Esas, 2014/10577 Karar sayılı onama kararına itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1-İtirazımızın KABULÜNE,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03/04/2014 gün ve 2012/34465 Esas, 2014/10577 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3-... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/02/2010 tarih ve 2008/158 Esas ve 2010/146 Karar sayılı ilamıyla sanık ... hakkında TCK 53/1 maddesinde yazılı hak yoksunluğuna hükmedilmeyeceği gözetilerek, hükmün bozulmasına karar verilmesi ancak 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 332.maddesi gereğince bu durumun yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53.maddesinin 1.fıkrasının uygulanmasına dair düzenlemelerin çıkartılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi, itirazın Dairece yerinde görülmemesi halinde ise de, dosyanın, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 03/04/2014 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 03/04/2014 tarih ve 2012/34465 esas, 2014/10577 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
... 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23/02/2010 tarih ve 2008/158 esas, 2011/146 karar sayılı hükümlerin yeniden incelenmesi sonucu;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi karşısında, TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; itiraz yazısına uygun olarak, “TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümlerden çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.