MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A-Sanıklar ... ile ...'a yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK'nın 86/2. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli olarak öngörülmesi ve mahkemece seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, aynı Kanunun 50/2. maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanıklar ... ile ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında tehdit ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, babasının arkadaşı olan katılan ile annesi arasında duygusal bir ilişki olduğu yönünde düşüncelere sahip olduğu, yine bu durumu kendisine bildiren eşinin de katılan tarafından tehdit edildiği, bu hususları konuşmak üzere buluştuklarında tartışma çıktığına dair savunması karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Kabule göre de;
a- TCK'nın 86/2. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli olarak öngörülmesi ve mahkemece seçimlik cezalardan hapis cezalarının tercih edilmesi karşısında, TCK'nın 50/2. maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi;
b-Tehdit suçundan kurulan hükümde, Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 1412 sayılı CMUK'un 326/son. maddesi gereği kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.