Esas No : 2014/41970
Karar No : 2014/32960
Tebliğname No : KD - 2014/52392
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık M.. Ç.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İstanbul Anadolu 8.Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13/03/2009 tarih ve 2007/2269 esas, 2009/320 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 06/12/2011 gün ve 2011/21904 esas, 2011/23287 karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca sanık M.. Ç..'nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/10/2014 tarih ve 2014/52392 sayılı yazısı ile;
“Yerel Mahkemece sanık Mustafa Çobanoğlu'nun muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan TCK'nın 289/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 ay hapis ve 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinin tatbikine karar verildiği anlaşılmıştır. Tayin olunan cezalardan biri hapis cezası cinsinden olduğundan kararın temyiz yeteneğinin bulunduğundan kuşku bulunmamaktadır. Bu nedenle Özel Dairenin temyize haiz bulunan karara yönelik olarak yetkisi bulunan sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde yaptığı temyiz istemi nedeniyle dosyayı esastan incelemesi yerine, kararın temyizinin mümkün olmadığından bahisle temyiz isteminin reddine karar vermesinin isabetli olmadığı kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Dairenizin 06.12.2011 gün ve 2011/21904 esas, 2011/23287 sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılması,
Özel Dairece sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan tesis olunan kararın esastan incelenmesi,
İtirazın, Dairece yerinde görülmemesi halinde ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, sanık M.. Ç.. hakkında verilen mahkumiyet kararı hakkında temyiz isteğinin reddine dair, Dairemizin 06/12/2011 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 06.12.2011 tarih ve 2011/21904 esas, 2011/23287 karar sayılı temyiz isteğinin reddine dair kararın KALDIRILMASINA,
İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13.03.2009 tarih ve 2007/2269 esas, 2009/320 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, 5237 sayılı TCK'nın 289. maddesinde serbest hareketli bir suç olarak düzenlenmiş ve suçun "teslim amacı dışında tasarrufta bulunması anlamına gelen herhangi bir hareketle işlenebileceği kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde, teslim amacı dışında tasarrufta bulunma eylemlerine örnek olarak malların satılması, başkasına verilmesi gibi mal üzerinde tasarruf amaçlı eylemli davranışlar gösterilmiştir. Bu nedenle malın teslim alındığı şekliyle muhafaza edildiğinin saptanması koşuluyla salt eşyaların farklı bir adrese taşınması şeklindeki eylemler teslim amacı dışında tasarrufta bulunma olarak nitelendirilmeyecektir. Ancak sanığın hacizli malı başkasına verme, ortadan kaldırma, satma rehnetme veya adresine gelip istenildiğinde teslim etmeme gibi TCK'nın 289. maddesinde öngörülen teslim amacı dışında tasarrufta bulunulması durumunda suçun oluşacağı gözetilerek, kira kontratının bitmesi nedeniyle ev değişikliği yaptığı yönündeki savunmanın araştırılması ve eşyaların muhafaza edildiğinin belirlenmesi halinde beraatine, tersi durumunda ise mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Kendisine ait mal haczedilen sanık hakkında, TCK’nın 289/1-son maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. Ç.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy