MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme,tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'ün hakaret suçunu birden fazla görevli polis memuruna karşı ve birden fazla kez (apartmanın önünde, sonra balkonda, en sonunda yine apartmanın önünde) işlemesi nedeniyle TCK’nın 43. maddesinde öngörülen artırım oranının alt sınırından uzaklaşılarak belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmeyerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıkların suçu aleni yerde işlemesi nedeniyle TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Sanık ...'e yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık ...’ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanıkların, tehdit ve hakaret suçlarından kanuni işlem yapılmak üzere karakola götürülmek istendiğinde görevli polislere fiziki şiddet kullanarak ve sanık ...’ün telefonda konuşurken “ Burada birkaç polis var, bunları buradan sürdürelim” biçimindeki sözlerle tehdit ederek görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında, olay tutanağına ve şikayetçilerin anlatımına göre sanıkların görevli polislere yönelik cebir kullandığına ilişkin bir açıklık bulunmadığı, sanık ...’ün yukarıda açıklanan sözlerinin, sanığın polis memurlarının görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, “sürdürelim” biçimindeki ifadenin doğrudan polislere söylenmemesi de dikkate alındığında tehdit niteliğinde olmadığı, buna göre görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
b-Sanık ... hakkında hakaret suçundan alt sınırdan ceza belirlenmesine karşın, tehdit suçunda sanığın amacı ve kastının yoğunluğunu ortaya koyan somut olgular gösterilmeden, çelişkili ve yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,
c-Sanık ...'nın hakaret suçu yönünden, TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlere göre somut olay irdelenip aynı kanunun 3. maddesindeki fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur ilkesi de gözetilerek, seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi sonra da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir.
Her ne kadar TCK'nın 125. maddesinin 3. fıkrasında hapis cezasının alt sınırının bir yıldan az olamayacağı hükmü yer almakta ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı, ancak temel ceza olarak adli para cezasının seçilmesi halinde suç tarihi TCK'nın 61/9. maddesine ek yapan 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden sonraysa gün biriminin alt sınırının 365 günden az olamayacağı dikkate alınarak, temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabıkası bulunmayan sanık hakkında, yerinde görülmeyen gerekçeyle temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ...’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy