(5237 S. K. m. 53, 106)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın katılanı hedef alarak söylediği kabul edilen, benim infazım var, cezaevinden yeni çıktım ve A. yapmış olduğu şikayetini geri almaz ise infazım yanıp cezaevine gireceğim, eğer infazım yanar ve cezaevine girersem A.'ü öldürürüm biçimdeki sözlerin, TCK'nın 106/1 inci maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek, şantaj suçundan hüküm kurulması,
2-TCK'nın 53/l-c maddesindeki hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
3-Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık T. M. ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddialarıyla tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükmün bOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,18.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy