Yaralama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.10.2009 tarih ve 2008/118 esas, 2009/137 karar sayılı hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 11/12/2013 gün ve 2012/28046 esas, 2013/31616 karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; 20/11/2009 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden, sanığın temyiz isteğinin, hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olduğu anlaşılmakla dosya görüşüldü:
1- Yaralama suçundan verilen kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE," karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/02/2014 tarih ve 2010/69913 sayılı yazısı ile;
“Ceza Genel Kurulunun ve Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, gerek mahkûmiyete ek, gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirleri, kesin nitelikteki hükümlere de her yönüyle temyiz edilebilirlik niteliği kazandıracaktır. Sanık hakkında uygulanan tekerrür konusu, 5237 sayılı TCK’nın, birinci kitabının üçüncü kısmında, “güvenlik tedbirleri” başlığını taşıyan ikinci bölümünde yer almakta olup, 58. maddede, mükerrirler hakkında, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği öngörülmüştür. Her ne kadar tekerrür hükmünün maddi ceza hukuku yanı bulunsa da bir güvenlik tedbiri olarak düzenlendiğinde de kuşku bulunmamaktadır. Maddi olayda sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi karşısında, güvenlik tedbirine hükmedilmiş olması nedeniyle hükmün temyizi olanaklı olup dairece kasten yaralama suçu nedeniyle de esastan inceleme yapılarak esastan bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2009 tarihli ve 2009/837 sayılı kararıyla sanık hakkında verilen, 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/2-c, 52/2, 58/6-7 maddesi gereği 300 TL adli para cezasıyla mahkumiyetine ilişkin kararın esastan incelenerek sanığın, olay tarıhınde, hırsızlık suçundan dolayı aranmakta iken yakalanarak görevli memurlarca nezarete alındığı sırada, nezaret içerisinde yediklerini dışarıya attığı ve nezaretin önünü kirlettiği müşteki sanıklarla polis memurları bunları temizlemesini söylediği sırada kendilerine "siz piçler bunları siz temizleyeceksiniz" biçiminde sözler söylediği, memurlar tarafından kendisi dışarıya çıkartıldığında temizlik yapmasını istedikleri, bu esnada müşteki sanık ...'a kafa atmak şeklindeki eyleminin görevli memura etkin direnme suçunu oluşturduğu anlaşılmış ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmayarak sanık hakkında verilen hükmün ONANMASINA karar verilmesi, istemiyle Yüksek Yargıtay 4 Ceza Dairesinin, 11/12/2013 tarih 2012 E- 2013/31616 K sayılı ilamına itiraz edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal gerekçeler ve tüm dosya kapsamı gözönüne alındığında, Eskişehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2009 tarihli ve 2009/837 sayılı kararıyla sanık hakkında verilen, 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/2-c, 52/2, 58/6-7 maddesi gereği 300 TL adli para cezasıyla mahkumiyetine ilişkin kararına yönelik, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 11/12/2013 tarih 2012/28046 E - 2013/31616 K sayılı ilamında yaralama suçuna yönelik 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı C.Y.Yasasının 317 maddesince reddine ilişkin kararın, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, güvenlik tedbirine hükmedilmiş olması nedeniyle, hükmün temyizi olanaklı hale geldiği gözönüne alınarak Yüksek dairece verilen temyizin reddine ilişkin kararın kaldırılarak sanık hakkında yaralama suçundan esastan inceleme yapılması ve yerel mahkeme kararın onanmasına kararı verilmesi,
Söz konusu itirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, yaralama suçundan, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin, miktar itibariyle reddine dair, Dairemizin 11.12.2013 tarihli kararına ilişkin olup hakaret suçundan kurulan hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2005 gün ve 140/143 sayılı kararında da belirtildiği üzere, gerek bir mahkumiyete ek, gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirlerinin, kesin nitelikteki hükümlere de her yönüyle temyiz edilebilirlik niteliği kazandırdığı anlaşıldığından,
Yaralama suçundan Dairemizce verilen 11/12/2013 tarih ve 2012/28046 esas, 2013/31616 karar sayılı RET KARARININ KALDIRILMASINA,
... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.10.2009 tarih ve 2008/118 esas, 2009/837 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Yaralama suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden, yaralama suçunda adli para cezası seçilmek suretiyle TCK’nın 58/3. maddesine aykırı davranılmış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında seçenek yaptırım olarak adli para cezasına hükmolunmasına rağmen, 5275 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy