MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık savunmaları, katılan ile tanık anlatımları, dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın katılana söylediği " Bunu senin yanında bırakmam" sözünün TCK'nın 106. maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,
2-Sanığın aşamalarda “...tartışacak herhangi bir şey yoktu ancak ... olaya karışınca bunlar yaşandı,... ve bana ..küfürler etti, ..zaptetmekte zorlanıyorlardı, ben de bunları sana sorarım diyerek evime gittim " şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
3-Kabule göre ise, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, "takdiren" sözcüğü ile yetinilerek suretiyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy