Tebliğname No : 4 - 2012/120345
MAHKEMESİ : Kale(Denizli) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/03/2012
NUMARASI : 2011/131 (E) ve 2012/63 (K)
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Kamu malına zarar verme suçundan verilen 28.03.2007 tarihli beraat kararının, temyiz davasına konu edilmeden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, O Yer Cumhuriyet Savcısının, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık müdafiinin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
TCK'nın 125/3.a maddesindeki hakaret suçunun yaptırımının 1 yıldan az olamayacağı hususunun gözetilmemesi suretiyle, ilk hükümdeki adli para cezasının eksik hesaplandığına ilişkin olarak, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin bulunmasına ve bu hususun bozma gerekçelerinden biri olmasına karşın, yeniden kurulan hükümde, kanuni uygulama ile hesaplama yapıldıktan sonra, kazanılmış hak bulunduğundan bahisle ilk hükümdeki miktar kadar adli para cezasına hükmedilmiş ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1. maddesinin yalnızca hapis cezalarına mahkumiyet halinde uygulanabilir olması karşısında, anılan Kanun maddesindeki hak yoksunluğunun, görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmedilen hapis cezası yerine, hakaret suçundan hükmedilen adli para cezasında uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık M.. S.. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye uygun olarak, TCK’nın 53/1.
maddesindeki hak yoksunluğuna ilişkin uygulamanın, hükmün “B” fıkrasının 5. bendinden çıkartılarak, hükmün “A” fıkrasına eklenmesi, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy