MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın eşi olan mağdur ...'ya yönelik tehdit eylemini, oğlu olan ....'e yönelik silahla tehdit eyleminden farklı bir zaman diliminde gerçekleştirdiği bu nedenle sanığın eşi ...'ya yönelik tehdit eylemi ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu değerlendirilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas ilamlarının olmasına rağmen şartları oluşmadığından bahisle tekerrür hükümleri uygulanmamışsa da, karşı temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
1)Sanığın oğlu olan mağdur ...'ya yönelik tehdit eylemi bakımından;
Sanığın aşamalarda üzerine atılı silahla tehdit suçlamasını kabul etmemesi, mağdur ...'nın soruşturma aşamasında babası olan sanığın cebinden çıkardığı bıçağı göstererek kendisini öldürmekle tehdit ettiğini ileri sürmesine karşın, yargılama aşamasında babası ile tartıştığından dolayı kızgınlıkla silahtan bahsettiğini bildirerek şikayetten vazgeçmesi, kolluk tarafından çakı bıçağının olay yerinde aranmasına rağmen bulunamaması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2)Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde, sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin ve eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamında kaldığının kabulü halinde;
Sanığın mağdurlara yönelik iki ayrı tehdit eylemi yönünden;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) Kabule göre de;
Sanık hakkında her iki suç yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin ortak olarak;
a)Sanık hakkında TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki "fiilin ağırlığıyla orantılı ceza verilmesi ilkesi" çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, Kanun maddesindeki soyut ifadelerin tekrarından ibaret yetersiz gerekçeyle, alt sınırın üzerinde ceza tayini,
b)Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy