MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Mala zarar verme, tehdit
SUÇ TARİHLERİ : 26.07.2011 ve 13.07.2012 tarihinden bir hafta öncesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanık ve müdafii
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerinin 26.07.2011 ve 13.07.2012 tarihinden bir hafta öncesi olarak kabulüne göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Suça konu ...plakalı aracın, soruşturma aşamasında tutulan tutanaklarda katılan ...'ın kızı ...a ait olduğunun belirtilmesi karşısında; şikayete hakkı olan araç sahibinin tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, olayların görgü tanığının bulunmayıp tek tanık olan ...'in beyanının da sanık tarafından kabul edilmemesi, katılan ...'ın soruşturma aşamasında alınan 13.07.2012 tarihli beyanında sanığın yaklaşık bir hafta önce tanık Uğur ile görüştüğünü, tanık Uğur'un da sanığı telefonla arayarak buluştuklarını, bu buluşmada sanığın müşteki ...'ı gıyabında tehdit ederek, araç lastiklerini kestiğini ikrar ettiğini belirtmesi karşısında; 13.07.2012 tarihinden iki hafta önceye kadar olan zaman aralığında tanığın sanığı arayıp aramadığının tespiti açısından HTS kayıtlarının getirtilerek incelenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile hükümler kurulması,
3) Tehdit suçunun sübutunun kabulü halinde;
a) Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın, tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedilebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekir. Mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından, silahın,
./..
.2.
mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır.
Yargılamaya konu somut olayda, sanığın, katılan ...'ın yokluğunda tanık ...'e silah göstererek tehdit etmesi şeklinde eyleminin, iletme kastının bulunduğunun tespiti halinde TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b) Bozma ilamının 3-a nolu bendine uyularak eylemin TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü halinde ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.