MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, olayın görgü tanığının bulunmaması, müştekinin kovuşturma aşamasında dinlenmemesi, olay yerinde bulunan kovanların tek bir ateşli silahtan atıldığının tespit edilmesi, müştekinin hükümden sonra 19.03.2014 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi ile sanığı tam olarak göremediğini karanlıkta benzettiğini beyanı karşısında; müştekinin kovuşturma beyanı alınarak, hükümden sonra verdiği dilekçe de belirttiği hususların dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek tartışılması zorunluluğu,
2) Kabule göre ise;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın her ne kadar TCK'nın 106/2-a,c maddesi yerine 106/2-a maddesi uygulanmış ise de gerekçede suçu birlikte işlediği anlaşılan "hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ...'e hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının açıklanması halinde sirayetine" , yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.