MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- Dosya kapsamına göre derhal beraat kararı verilemeyeceğinden, taraflara usülüne uygun davetiye çıkarılarak duruşma açılması ve sanığın sorgusunun yapılması, soruşturma aşamasında tanık olduğu belirtilen ..., ... , ... ile diğer tutanak tanıkları da dinlenerek sonucuna göre sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1. madde ve cümlesinde düzenlenen tehdit veya aynı Kanunun 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Mahkemece (1 ) nolu bozmaya uyularak yapılan değerlendirme sonucunda sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1 madde ve cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.