MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre tehdit ve yaralama suçlarının birlikte işlendiği belirlenerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, hastane mescidinde yatması nedeniyle güvenlik görevlisi olan müştekiler tarafından çıkarılmaya çalışıldığı, buradan çıkmamak için sanığın müştekileri tehdit ve yaralaması eylemlerinin, TCK'nın 265/2-4. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan tehdit ve yaralama suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanun'un 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi olan mağdurların kendilarine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşıması gerektiği anlaşıldığından, sanığın bu koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile sanık hakkında TCK'nın 86/3-c maddesinin uygulanması,
3-Eylemlerin TCK'nın 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığının değerlendirilmesi ve sanığın yaralama eyleminin görevinden dolayı kamu görevlisine yönelik olmadığının tespiti halinde; basit yaralama suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu, yaralama suçu ile birlikte işlenen aynı Kanunun 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçu açısından, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı
tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun da uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, yaralama ve tehdit suçlarından uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.