MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göredosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıkların aşamalarda suçlamaları kabul etmemeleri, taraflar arasında husumet olması, kovuşturma evresinde dinlenen tanıklar ... ile ...’in katılanı birlikte adliyeye getiren kişiler olduğu, tanık Mehmet’in soruşturma evresinde olaya ilişkin anlatımının olmadığı, duruşmada ise sanıkların katılanı tehdit ettiğini belirtmesi, soruşturma evresinde dinlenen tanık ...’in katılanın torunu olup kolluk beyanında, kendilerini gören...’ın sanıkları arayarak haber verdikten sonra sanıkların adliyeye geldiklerinde "dedem ...’i öldürecekler diye haykırdılar, polislerin araya girmesi ile dışarıya çıkartıldılar" şeklindeki anlatımları, dosya kapsamında olaya ilişkin tutulmuş tutanağın da olmadığının anlaşılması karşısında; ... tanık sıfatı ile yöntemince duruşmaya çağrılarak dinlendikten sonra, sanıklar, katılan ve tanık ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı, hangi gerekçeler ile katılan ve tanıkların beyalarına itibar edildiği ayrıca sanıklar ile temyiz dışı sanık ...’ın birden fazla kişi ile tehdit suçunu nasıl bir iştirak iradesi ile gerçekleştirdikleri tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığı, 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle CMK'nın 231/8. maddesine değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin, sanıkların sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe girmesi, ayrıca sanık ...’ın adli sicil kaydındaki diğer hükümlülüklerinin de silinme koşullarının gerçekleştiği ve sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmeleri hususu dikkate alındığında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları
göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyecekleri konusunda bir değerlendirme yapılmadan, "sanıkların sabıkasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kayıtlarının bulunuyor olması nedeniyle yeniden suç işlemeyecekleri hususunda mahkememizde olumlu kanat hasıl olmadığından sanıklar hakkında TCK 'nın 51. ve CMK’nınn 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığı" şeklindeki yetersiz ve yerinde görülmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, (1) nolu bozmaya uyulması halinde, bozmanın sanık ...’a hakkında geri bırakılan hükmün açıklanması durumunda, 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi gereği sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.