MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-5237 sayılı TCK.nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun annesi ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurunun anne ile baba olması ve anne ve babası olan katılanlar ... ile ...'e gerekçeli kararın usulüne uygun tefhim edilmesine rağmen hükmü temyiz etmemeleri karşısında, çocuğa yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca katılan ... vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanığın temyiz isteğine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın bağışıklık talebi bulunmadığı halde, hükmün açıklandığı 22/04/2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunması, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun ise, suç tarihi itibariyle uzlaşma önerisinin yapıldığı sırada 5271 sayılı CMK'nın 253/3-son cümlesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısıda, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. madeleri de gözetilerek, tehdit ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk buluması,
3-Adli sicil kaydına göre binden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, tekerüre esas en ağır cezayı içeren ilamın belirlenerek denetime olanak verecek biçime karar yerinde gösterilmemesi,
4-TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler ve anılan Kanun'un 53/1. maddesinde sayılan diğer hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezalarının infazi tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
5-Anayasa Mahkemesi'in 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayılanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi geregince uygulanması gereken 1412 sayılı CKUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 01/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy