MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ...'ın yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiği tarihte ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu ve sanık ...'a cezaevinde yapılan tebligatta CMK'nın 35/3. maddesine göre kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde kararın tebliğine ilişkin işlemlerin 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun olmadığının anlaşılması karşısında, sanık ... vasisinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek ve bu nedenle tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıkların, kum nakliyesi yaptıkları ve Manavgat'tan Antalya'ya kamyon ile kum taşıyan katılan ...'a "buradan Antalya'ya malzeme götüremezsin, götürürsen seni asarız, keseriz" şeklinde sözler söyleyerek katılana karşı tehdit eyleminde bulunduklarının kabul edilmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 117/1. maddesinde tanımlanan iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan anılan Kanunun 106/1. madde ve fıkrasının birinci cümlesi gereğince mahkumiyet kararları verilmesi,
2)Hakaret suçunun gerçekleştirildiği yer belirlendikten ve ne şekilde aleni yerlerden olduğu açıklandıktan sonra, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmasının gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle, anılan madde uyarınca cezalarda artırım yapılması,
3)Mahkemece sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'ı olay tarihinde birlikte tehdit ettiklerinin kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan hüküm kurulması gerekip gerekmediğinin değerlendirilip tartışılmaması,
4)Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, (1) ve (2-a-b) numaralı bozma nedenleri dışında diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy