MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, tutanaklar ve beyanlarda suç tarihi 09/08/2013 olarak belirtilmesine karşın, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07/08/2013 olarak gösterilmesinin mahallinde giderilebilir maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, tekerrüre esas alınan hükümlülüğü kararda gösterilmemiş ise de, adli sicil kaydında yer alan ve en ağır cezayı içeren mahkumiyetin 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz evresinde tekerrüre esas alınabileceği düşünüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanığa yükletilen silahla kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık ile katılan arasında herhangi bir husumet bulunmaması, olayın gerçekleştiği yerin yerleşim yerlerinden uzak olması, sanığın kendisine ve arı kovanlarına doğru gelen karaltıya seslenmesine rağmen cevap alamaması nedeniyle havaya bir el ateş ettiğini savunması, olaya tanık olmayan ancak olay sonrasında yoldan aracı ile geçtiği sırada katılan tarafından durdurulan tanığın "ben üç kez bağırdım cevap gelmedi, ben de bir el havaya ateş ettim" şeklindeki beyanından da sanığın savunmasını doğrular nitelikte beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, katılanın beyanlarının ne şekilde sanığın savunmasına üstün tutulduğu tartışılmadan, soruşturma aşamasında beyanına başvurulan tanık ... dinlenilmeden, silahla tehdit suçunun yasal unsurlarının ne şekilde oluştuğu denetime elverişli olacak şekilde açıklanıp tartışılmadan yeteriz gerekçe ile sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
b-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.