MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, 14/06/2012 tarihinde mağdura “gece konuştuklarımızı o konuşmalar bende kayıtlı emin ol cidisini herkes dinleyecek” şeklinde gönderdiği mesaj içeriğindeki sözlerin tehdit suçunun unsurlarını oluşturmadığının anlaşılması ve mağdur ile tanık ...'ın 03/07/2012 tarihinde birlikte bakkala gittikleri sırada sanığın önlerine çıktığı, üzerinde taşıdığı bıçağı çıkarmak suretiyle, mağdur ... 'a karşı ''ya seni öldürürüm, ya kendimi'' diyerek silahla tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.