MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında katılan ... ’a yönelik silahla tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
1-Hakaret suçu yönünden;
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesi gereğince iddianemede gösterilen ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda, iddianamede anlatım kısmında sanık hakkında, katılana karşı gerçekleştirilen bir hakaretten bahsedilmeyerek sadece sevk maddesi gösterilmesi karşısında, iddianamede tanımlanmayan eylemden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması,
2-Tehdit suçu yönünden;
a-Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, katılan ...’ın soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanığın bıçakla kendisini tehdit ettiği sırada olayın aynı zamanda tek tanığı olan diğer katılan ...’in yanlarında olmadığını beyan etmesi, tanık ...’in de soruşturma aşamasında sanığın katılana yönelik silahla tehdit eylemine dair anlatımının bulunmaması ve katılan ile tanığın mahkemedeki beyanlarında olayı iddianamede anlatıldığı şekliyle doğrulamaları karşısında, katılanların aşamalarda ve birbirleri ile çelişen beyanlarının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin hükmolunan ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeyerek 1 yıllık denetim süresinin belirlenmesi,
3-Sanığın katılan ... ’a yönelik tüm suçları yönünden;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, eşi olan katılanın kendisini aldattığını beyan etmesi ve sanığın oğlu Yunus Emre’nin başka bir dosyada tanık sıfatıyla annesi olan katılanın başka erkeklerle görüştüğüne ilişkin beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
B-Sanığın katılanlar ... ve ... ’a yönelik tüm suçları yönünden;
Dosyaya yansıyan ve talep edilen maddi bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması, sanığın engel sabıka kaydı bulunmaması ve suç işleme hususundaki eğilimleri nazara alınıp yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesi karşısında, öncelikle, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.