MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... hakkında müşteki ...'e karşı tehdit suçundan hüküm kurulmadığı, zamanaşımı içerisinde işlem yapılabileceği, sanıklar ... ile ...'in, ...'a yönelik tehdit suçlarını farklı bir zaman diliminde işledikleri, silahla yaralama ve silahla tehdit eylemlerinin mağdurlarının farklı olduğu belirlenerek ve sanık ...'ın üzerine atılı tehdit, sanık ...'in üzerine atılı tehdit, silahla tehdit ve yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ...'in ...'a söylediği iddia ve kabul edilen, tanık ve müşteki beyanı ile de doğrulanan "...'i bugün on dakika içinde teslim et", "bulmazsan anasını sinkaf ederim" şeklinde sözün TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kalması ve mahkemenin delilleri takdiri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara müşteki ...'a yönelik eylemleri nedeniyle isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık ... ile sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik tehdit suçları yönünden uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ve dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden “suçun işleniş şekli, kastın” şeklindeki yasadaki ibarelerin soyut olarak tekrarından ibaret, yeterli olmayan gerekçeyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması,
b-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.