MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın annesi olan mağdur ...'ye yönelik tehdit eylemini, kardeşi olan mağdur ...'ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve babası olan ...'ye yönelik kasten yaralama eylemleri ile aynı zamanda işlemesi karşısında, tehdit eyleminin uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK'nın 86/2-3.a maddesinde düzenlenen kasten yaralama eylemi ile birlikte gerçekleşmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış ise de; 7188 sayılı kanunun 26. maddesi ile CMK'nın 253/3. maddesine aynı mağdura karşı ibaresinin eklenmesi nedeniyle, sanığın mağdur ...'ye yönelik TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eyleminin, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık hakkında kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanığın yargılama aşamasındaki savunmasında kısmi ikrarda bulunması, dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuzluğunun bulunmaması ve tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken "sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak" şeklindeki gerekçeler ile sanık hakkında TCK'nın 62. maddesi uygulanması karşısında sanık hakkında kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından hüküm kurulurken aynı gerekçelerle TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle çelişki meydana getirilmesi,
3-Sanık hakkında tüm suçlardan kurulan hükümler yönünden ortak olarak;
a)Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan vareste tutulma haklarının hatırlatılmadığı ve bağışık tutulma talebi de bulunmadığı halde, hükmün açıklandığı 30/09/2014 tarihli oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
b)Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.