MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, hükmolunan ceza miktarı nedeniyle sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 318/1. maddesi uyarınca reddine karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hüküm açısından;
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek katılan sanık ... ve yanındaki temyiz dışı sanıkların bulundukları araçtan ellerinde levye, ingiliz anahtarı gibi aletlerle inerek üzerlerine geldiklerini, kendisinin de onları durdurmak amacıyla araçta bulunan plastik tabancayı eline aldığını, ancak tehdit sözü söylemediğini beyan etmesi, diğer sanık arkadaşı ...'in de bu savunmayı doğrulaması, katılan sanık ...'in aşamalarda sanığın kafasına silahla vurduğunu ancak tehdit etmediğini beyan etmesi, katılan ...'nin de sanığın silahla arkadaşı ....'in kafasına vurduğunu beyan ederek tehdit sözünden bahsetmemesi, kovuşturma aşamasında dinlenmeyen müşteki ...'nun da soruşturma aşamasında aynı doğrultuda beyanda bulunması, katılan ...'in yaralanmasının kafasında kesiye neden olduğunun raporla tespit edilmesi karşısında; müşteki ...'nun mahkemece dinlenmesinden sonra sanığın katılan ...'ya yönelik eyleminin silahla tehdit suçunu mu, yoksa silahla yaralama suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesi, silahla tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü halinde ise, eylemin kime yönelik olduğu tespit edildikten sonra TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Sanıklar hakkında hüküm kurulan tüm suçlar açısından ise;
Olay öncesi birbirlerini tanımayan ve aralarında husumet bulunmayan sanıkların trafikte yol verme meselesi nedeniyle tartışmaları üzerine eylemlerin gerçekleştiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre, sanıklar hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Sanık ... hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükümde; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy