MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'e yönelik yaralama eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
Sanığa yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...' in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Diğer suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık ...'in, olaydan kısa süre önce amcası müşteki ... ile tartışması sonrası amcasını telefonla arayıp tehdit etmesi, diğer mağdur ile tartışma ve husumetinin bulunmaması karşısında, tehdit suçundan kurulan hükümde yetersiz gerekçe ile eylemin birden fazla mağdura yönelik gerçekleştirildiğinden bahisle TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
2) Sanık ... hakkında silahla tehdit ve yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri açısından;
Sanık ..., soruşturma aşamasında düğünü şenlendirmek amacıyla havaya ateş ettiğini, kovuşturma aşamasında ise kendisinin olayla ilgisinin bulunmadığını; sanık ...'in isteği üzerine havaya ateş ettiğini söylediğini beyan etmesi ve olayın mağdurlarının sanık ...'ı, sanık ...'in ateş ettiği esnada olay yerinde görmemiş olmaları karşısında; sanık ...'ın, sanık ...'in silahla tehdit ve yaralama eylemlerine ne suretle ve hangi hareketlerle müşterek fail olarak katıldığı, eylemlerin TCK'nın 39/2-b maddesinde düzenlenen yardım etmek suretiyle iştirak olup olmadığı tartışılmadan sanık ...'ın suça asli fail olarak iştirak ettiği şeklinde yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması,
3) Kabule göre ise;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.