MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Tanık ...'in soruşturma aşamasındaki anlatımında sanıklar ... ile ...' in tehdit eylemlerini farklı zaman aralığında gerçekleştirdiklerini beyan etmesi karşısında; katılan ile tanıktan eylemlerin zaman aralığı sorularak her iki eylemin aynı anda işlendiğinin tespitinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre ise;
a) Sanık ...'e ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 106/2-c maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
b) Sanıkların aşamalarda oturdukları evin kiracısı olmayıp evi satın aldıklarını, ancak tapuda devrinin sağlanmadığını, bu nedenle katılan ile aralarında husumet bulunduğunu savunmaları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.