MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, kötü muamele, yaralama
HÜKÜMLER: Düşme, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında müştekilere yönelik kötü muamele suçundan kurulan beraat hükmünün temyizinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Diğer hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanık hakkında müşteki ...'a yönelik 10.11.2014 tarihli yaralama suçundan kurulan düşme hükmünün temyizi açısından;
Tarafların nüfus kayıt tablosuna göre sanığın eşi olan müştekiden suç tarihinden sonra 07.12.2012 tarihinde boşandığı ve eşe karşı yaralama suçunun takibinin şikayete tabi olmadığı gözetilmeden, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2) Sanık hakkında 14.11.2012 tarihli müştekiler ... ile ...'a yönelik tehdit suçlarından kurulan hükümler açısından;
a) Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın mağdurlara gıyaplarında söylediği kabul edilen “yakalarsam vuracağım, öldüreceğim...” şeklindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması nedeniyle gıyapta tehdit eylemini ileten soruşturma aşamasında beyanda bulunan ... ve ...'ın dinlenmesinden sonra suçun oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden, ''olayın oluş şekli ve mağdurların şikayetten vazgeçmesi nedeniyle tehdit suçunun korkutuculuk ögesinin oluşmadığı..." şeklindeki kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
b) Bozma ilamının 2-a nolu bendine uyularak yeniden yapılacak değerlendirme neticesinde, sanığın yaralama eylemini tehdit eyleminden farklı tarihte işlediğinin kabulüne göre; sanığa isnad olunan eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesine uyduğunun kabulü durumunda ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.