MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın uzlaşmaya tabi olmayan silahla ve beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten yaralama suçu ile uzlaşmaya tabi olan tehdit suçunu farklı mağdurlara karşı işlediği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında mağdur ...’e yönelik silahla ve beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten yaralama suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığın olay tarihinde katılan ...’e hitaben "seni öldürürüm beni neden mahkemeye verdin, seni vururum" dediği, daha sonra yerden bir taş alıp mağdur ve katılana doğru fırlattığı, taşın mağdur ...'in eline geldiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı iddia ve kabul edilen olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi uyarınca olası kast hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Sanık hakkında katılan ...’e yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Taraflar ve aileleri arasında miras meselesi yüzünden husumet bulunduğunun iddia ve kabul edilmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma ihtimalinin tartışılmaması,
3-Tüm suçlar yönünden;
Tekerrüre esas alınan ilamda farklı suçlardan birden fazla mahkumiyet hükmü bulunup hangisinin tekerrüre esas alındığı hükümde açıkça gösterilmemiş ise de; 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması hususunun infaz aşamasında gözetileceği ve tekerrüre esas alınan ilama konu TCK'nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkrayla uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, üçüncü fıkrada yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin madde metninden çıkarılması nedeniyle uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, anılan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy