MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, birlikte tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, her ne kadar müşteki ...'ın beyanı alınmadan ve şikayetçi olup olmadığı hususu belirlenmeden hakaret suçundan mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmış ise de, bu hususla ilgili kanun yararına bozma yasa yoluna başvuru konusunda mahallinde değerlendirme yapılabileceği kabul edilerek dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ... müdafiinin, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanıklar ... ve ... hakkında birlikte tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-18.01.2013 tarihinde emniyet görevlileri tarafından tutulan olay tutanağına göre, sanıklardan ...'ın müşteki ... ile tartışması üzerine müşteki ...'in polis merkezi içerisine alındığı, bunun üzerine müşteki içerideyken sanık ...'ın iddianamede isnat edilen tehdit içerikli sözleri söylediği ve olay yerinden uzaklaştırıldığı, bilahare olay yerine gelen sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın, "o adamı bize verin, kanunda biziz cezayı da biz keseriz" şeklinde sözler sarfettikleri, o esnada sanık ...'ın tekrar olay yerine gelip "buraya silahla mı gelelim, içerideki adamı bana verin" sözleriyle müştekinin kendisine teslim edilmesini istediği şeklindeki anlatım karşısında; aşamalarda dinlenmeyen müşteki ...'a söz konusu tehdit içerikli sözlerin kendisine ulaşıp ulaşmadığı sorulup sanıkların hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve ayrıca sanıkların gıyapta gerçekleştirdiği iddia edilen tehdit sözlerini iletme kasıtlarının ne şekilde oluştuğu yeterince açıklanıp tartışılmadan ve kendisine isnat edilen sözleri diğer sanıklar ile farklı zamanlarda sarf ettiği anlaşılan sanık ...'ın, diğer sanıklar ... ile ne şekilde ortak irade ile hareket ettiği yeterince açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Sanık ...'ın eyleminin TCK'nın106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü halinde ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bozmaya uyulması halinde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...'a hükmün açıklanması halinde CMUK'nın 325. maddesi gereğince sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.