MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müştekinin sanıktan şikayetçi olup cezalandırılmasını istemesi ancak mahkemesince katılma hususunda bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, müşteki ...'ın CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek, ayrıca mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın duruşmada; katılanın, babasının mezarının etrafındaki duvarı yıktığı şeklinde savunma yapması karşısında; gerekirse tanık da dinlemek suretiyle sanığın savunmasının doğru olup olmadığının araştırılarak, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2)Anayasa Mahkemesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunda TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.